Neden her gün koşamıyorum?

Her gün koşamıyorum çünkü galiba saçımı yıkamaya üşeniyorum. Gerçekten, koşmak hadi 1 saat, indisi bindisi bir buçuk saat olsun. Duş 🚿 10 dakika ama sonrası eziyet valla. Kadın olmak zor iş 😓 . Gençliğimde, çocukluğumda yüzerken de bu işe aşırı sinir olurdum ve Ankara’nın meşhur soğuğunda saçlarımı inatla kurutmazdım. Neden? Çünkü dalgası bozuluyor diye. Sıkıntı büyük. Hal böyle olunca hep bir ortalama insan olunuyor normal olarak. Başarıya giden yoldaki disiplin ya güzelliğe engel oluyor ya da çok yorucu oluyor. Mesela yüzmeyi neden sevmiyorum artık, makyajım bozulur da ondan. Bir de sıkıldım aslında yıllarca deli gibi git gel aynı kulvarın içinde. Koşu bandı çok daha kötü. 🤮 İstanbul’da sıcaktan burada soğuktan mecbur kalıyorum kendisine ama söylemem gerekir ki hiç hoş bir ilişkimiz yok. 🤮🤮

Buraya nasıl geldim? Bugün Oslo’da hava çok güzeldi ben de gezdim. Ohh sefam olsun sonra da canım hiç koşmak istemedi böylece hiç bahanesiz antrenman asmış oldum. Net! Bu harika davranışımı ödüllendirmek için ise akşam internetten ayakkabı siparişi verdim . 🤣Üç jel, iki çorap bir ayakkabı. Haliyle olmuşken tam olsun 👏🏻

Şimdiye kadar beni mutlu eden bir trail ayakkabısı bulamadım. Arayışım devam ediyor.

Hangilerini denedim; SalomonSpeedCross (sevmedim), Salomon Sense Ride (yanlışlıkla kurutup harcamıştım tekrar alıp denemedim) , HokaSpeedGoat (ehh işte çok fazla ayakkabı çok kocaman ve ağır ve de sert bir ayakkabıydı), Colombia Montrail Caldorado 2 ( güzel ve rahat fakat bileğinden içine sürekli bir şeyler doluyor ben aşırı ince bilekliyim ondan herhalde ve biraz sert geliyor.) Nike Pegasus 36 Trail (seviyorum kendisini ama çok teknik zeminlerde, ıslakta miyyykkk 😏 ama rahat) son olarak Speed Goat5 ( haliyle geçen yıllarda ayakkabı epeyce hafiflemiş ama Hoka bana hep hantal geliyor. İznik Ultra’da kullandım en son, sadece ayak baş parmaklarımı acıtmıştı ama yarışın sonuna doğru gerçekten yeter artık noktasına geldim.) Sonuç olarak yeni bir Salomon sipariş ettim. Görücez!

Bazen koşmasam da seviyorum koşmayı 🏃🏻‍♀️❤️

Ayakkabı sorunsalı

Bazıları o kadar mükemmel ki, insan son derece ezik hissediyor kendisini. Başını nereye çevirsen harikulade insanlarla göz göze geliyorsun. Kariyer olsun, spor olsun, sanat olsun ve elbette ebeveynlik olsun herkes aşırı süper. Ben değilim. Hep ortalama bir kişi oldum ben. Hiç bir zaman çok başarılı oldum diyemeyeceğim. Bunun kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum o ayrı.

Koşarken de aynı şey. Tür çeşit bloglar, yarış raporları okuyorum hepsi ayrı ayrı çok kıymetli başarı hikayeleri ile dolu. Gerçekten inanılmaz derecede takdir ediyorum ve hayranlıkla izliyorum. Peki ya biz sıradan canlılar? Ortalama kişiler biz ne yapıyoruz?

Bence her amatör deneyimlerini paylaşmalı. Bir yarışa yüzlerce, binlerce kişi katılıyor bunlardan ilk üçü kürsüye çıkıyor, ilk otuz kişisi diyelim sağlam sporcu peki ya geriye kalanlar? Biz de insanız, biz de koşuyoruz.

Neyse bence yola çıkmış olmak en önemlisi.

Koşan insanın ilk ve en önemli sorunsalı bence malzeme, malzemenin de birinci sırasında ayakkabı var. Herkesin ayağına, iskelet yapısına, nasıl bastığına ve koşu ihtiyacına göre değişen bir şey ayakkabı seçimi. Mesela ben çok hevesle aldığım Salomon ayakkabılarımla asla mutlu olamadım. Hikaye şöyle, Speed Cross 3 almıştım geçen yıl. Aradım, indirim kovaladım, buldum, ne yaptım ne ettim aldım harika bir çift. Rengi de mükemmel bir o kadar da seviyorum falan derken dördüncü giyişimde anladım ki olmadı… Koydum bir kenara öyle ki bakınca ayağım acıyor 😦 Bu sefer gittim Salomon Sense Ride aldım hem de mor. Ayağıma giydim süper rahat, ilk koşuda baş parmaklarım parçalanırcasına su topladı, alışırım diye zorladım, bir süre daha giydim koştum falan ama olacak gibi değil. Ayakkabı da o kadar güzel ki, kamyon yüküyle para vermişim bir de, madem öyle dursun kenarda koşarken giyemesem de giyerim ben bunu dedim. Biraz durdu sonra baş parmaklarım için silikon parmak kılıfı aldım, o hafta sonu giydim ayakkabıları gittim ormana koşmaya harika valla hasar sıfır. Eve geldim ayy nasıl mutluyum, hemen ayakkabıyı attım çamaşır makinasının 15 dakikalık kısa programına, deterjan da koymuyorum ki ayakkabılar zarar görmesin fazla da sıktırmıyorum zaten. Buraya kadar herşey nefis. Derken makinanın programı bitiyor ben de her zaman yaptığım gibi kurutmaya alıyorum programı. Neden? Çünkü içinde ayakkabı olduğunu unutuyorum o sırada. Ve? Sonuç ayakkabılarınızı asla kurutmayın !!! Ziyan oluyor. Ben yaptım siz yapmayın.

Acemilik böyle güzellikleri beraberinde getirir :))

Not: Giyemediğiniz ayakkabılarınızı ayak numarası uyan koşucu arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Mesela ben Sesil ile paylaştım, daha ziyade Sesil’e satmış oldum. Kendisi de ayrıca nefis bir kişi öyle yani….

Ayakkabı sorunsalı

Her koşmaya niyet eden insan evladı haliyle bu sorunsal ile yüzleşecektir. Kaçınılmazdır. En iyi ayakkabı en rahat ayakkabıdır aslında. Ayağıma giydim rahat ama koşarken de rahat olur mu? Evet olur ama benim gibi normalde giydiği numarayı alanlar bir zaman sonra akıllanıp, baş parmak acısına dayanamayarak bir ya da yarım büyük numarayı almayı öğrenirler.
Bunun dışında ayak içe mi dışa mı basıyor hikayesi var, internet kıyamet kadar bilgi ve görselle dolu bu konuda açıp bakınız, ya da varsa yakında, bir New Balance mağazasına uğrayıp baktırabilirsiniz. Hem ayakkabıları da pek güzel bence.
Ayakkabı çok kişisel bir şey gerçekten ve koşu yolculuğunda biraz da deneme yanılma yoluyla doğruyu buluyor insan galiba. Ve bu da kamyonlarca yük para demek oluyor. Şimdi bu durumda ben markadan yola çıktım mesela, Nike severim, markaya bir güvenim var, internet okumalarımdan da olumlu sonuçlar elde ettim o halde risksiz dedim ve aldım. Diğer seçenek Asics de olabilirdi, iki tane Asics ayakkabım oldu koşmazdan önce fakat baktım çok pahalı hemen vazgeçtim. Şu an için Nike Pegasus iyidir bana, içe ya da dışa basmak gibi bir durumum olmadığından normal basanlara uygun her ayakkabıyı alabilirim. Evet dersimi çalıştım ve öğrendim. Çünkü merak iyidir, araştırmak çok iyidir. Mesela sürekli ayakkabı denemek lazım, giy, çıkart, bak, incele, indirim yakala, modelleri öğren, fiyatları karşılaştır, işte bunlar hep meşgale, hep eğlence. Zaten neden koşuyorum ki, eğlenmek için 😊
Yeni ayakkabının koşuda en büyük etkisi motivasyon bence. Ayy yeni ayakkabımla koşsam şöyle güzel güzel diye bir durum var gerçekten. Özetle candır yeni ayakkabı ❤️

İlk koşu malzemelerim

Koşma denemelerim devam ederken bir yandan internet araştırmalarım da tüm hızıyla sürüyordu. İlk kilometremi koştuğuma göre artık beş kilometre koşmaya hazırlanmam gerekiyordu ama önce üç km. koşmayı denemeye karar verdim, zaten acelem yoktu. Telefonuma Nike’ın uygulamasını indirdim, ama telefonu kola takma raconu var onu instagramdan biliyorum neyse gittim aldım kola takılan telefon kılıflarından, hem koşarken müzik dinlemek için de iyi oldu. O zaman yeni bir spor ayakkabı da şahane olur dedim, şöyle havalı bir koşu ayakkabısı. Gittim kamyon yüküyle para verdim nefis bir Nike Air zoom Pegasus 33 aldım kendime. Gerçekten nefis bir koşu ayakkabısı kendisi, birlikte yüzlerce km koştuk hala miyadı dolmadı yaklaşık 800 km gidermiş. Günler ilerledikçe mesafeyi arttırdım ve gerçekten üç km koşabilmeye başladım. Aman nasıl bir mutluluktur anlatamam evden çıkıyorum 25 dakikada 3km koşuyorum diye seviniyorum o zaman. O zaman derken yıllar önce değil geçen kışın başı yani. Hıza hiç takılmıyorum zaten, sadece koşma eylemine alışmaya çalıştığım bir dönemdi ve çok zevkliydi. Gerçi ilk defa hiç durmadan ve arada yürümeden üç kilometre koştuğum gün kendimi aşırı yorgun hissedip bütün gün yatmıştım. Bacaklarım çok ağrımıştı, kolumu kaldıracak halim yoktu hiç unutmuyorum o günü.
İnsan nasıl yüzmeye gitmek için mayo, bone, gözlük sahibi olmalıysa, koşmak için de uygun giyisilere sahip olmalıymış bunu da internetten okudum ve öğrendim. Koşu için özel üretilmiş tayt, tshirt, rüzgarlık, çorap vs vs vs. Listeyi çok uzatmak mümkün. Ben bir uzun, bir de diz altı Nike tayt aldım, iki tane de kısa kollu üst. Eskişehir’de Nike’ nin güzel bir outlet i var fiyatları da uygun olduğu için herşeyi oradan aldım. Zaten oldum bittim Nike severim o ayrı. İlk malzemerim bunlardı fakat sonra hızlı bir şekilde hava soğudu, o zaman termal bir üst, eldivenler, bir yelek ve bere aldım. Bütün kış bunlarla koştum ve hava bazen çok soğuk oldu -10 a kadar dışarıda koştum ama daha da soğukta koşmadım. Karda koştum, donda koştum, gece koştum, gündüz koştum, vakit bulabildiğim ve kendimi iyi hissettiğim her zaman koştum.
Ve sonunda bir gün 5 km’ yi hiç durmadan koşmayı başardım. Gururluydum öyle böyle değil.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑