11 Kasım 2019 Oslo

Bambaşka bir ülkeye geliyorsun en korktuğun şeyler hemen karşına çıkıyor. Benim için en berbat şey başka bir ülkede hastalanmak mesela. Ne doktor bilirsin, ne de hastane, ilaç alamazsın bizdeki gibi öyle hemen kafana göre. Zor işte… Neyse. Oluyor böyle işler. Çocuk hastalanıyor, oranda buranda bir şeyler eline geliyor haydi toparlan Türkiye’ye git. Haliyle mecburen gidiyorsun ailen orada, eş dost akraba herkes doktor, özel sağlık sigortan var. Taşınmanın, yerleşmenin stresi yorgunluğu üzerine bir de bu iş tuz biber oluyor tahmin edildiği üzere. Neyse tehlikeli bir durum yok. İçim rahat, gönlüm ferah upuzun bir yolculuktan sonra döndüm geldim Oslo’ya.

Taşınalı daha bir ay olmadı. Eylül ayı eşya toparlamak, eşya ayırmak, kutu yapmak işleriyle geçti. Eylül ayında toplamda koşulan mesafe 98 km. Ağustos daha felaket 26km:)) Ekim ise 49km…

Ağustos sıcaktan, Eylül toparlanmaktan, Ekim taşınmaktan falan derken aylarca koşamamak tam bir motivasyon kaybına sebep oldu bende. Koşmadıkça koşasım gelmiyor yani tam tersi de geçerli de önce koşmaya başlamak lazım….

Düzen değişikliği garip bir şeymiş. Daha önce defalarca taşınmış bir insan olarak söyleyebilirim ki ülke değiştirmek gerçekten büyük bir hareketmiş. Karar verme aşamasından tut, çocuğun okulu, ev kiralamak, eşyaların gelmesi, oturma izinleri vs. Başından sonuna kanlı bir süreç ve inanın enerjisini vampir gibi emiyor bu işler. Şimdi artık bugün diyorum ki böylece gelmiş geçmiş olsun ve ben de normal hayatıma yavaştan geri döneyim.

Sakin bir kafayla koşmayı özledim, gerçekten özledim…

Mesele koşmak, soğukta donmadan, karda kaymadan koşmak… :)) Bir süre sonra karar vericem hangisi daha kötü soğuk mu yoksa sıcak mı?

Camdan bakınca bugün böyle -3C karlı :))

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑