Ayakkabı sorunsalı

Bazıları o kadar mükemmel ki, insan son derece ezik hissediyor kendisini. Başını nereye çevirsen harikulade insanlarla göz göze geliyorsun. Kariyer olsun, spor olsun, sanat olsun ve elbette ebeveynlik olsun herkes aşırı süper. Ben değilim. Hep ortalama bir kişi oldum ben. Hiç bir zaman çok başarılı oldum diyemeyeceğim. Bunun kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum o ayrı.

Koşarken de aynı şey. Tür çeşit bloglar, yarış raporları okuyorum hepsi ayrı ayrı çok kıymetli başarı hikayeleri ile dolu. Gerçekten inanılmaz derecede takdir ediyorum ve hayranlıkla izliyorum. Peki ya biz sıradan canlılar? Ortalama kişiler biz ne yapıyoruz?

Bence her amatör deneyimlerini paylaşmalı. Bir yarışa yüzlerce, binlerce kişi katılıyor bunlardan ilk üçü kürsüye çıkıyor, ilk otuz kişisi diyelim sağlam sporcu peki ya geriye kalanlar? Biz de insanız, biz de koşuyoruz.

Neyse bence yola çıkmış olmak en önemlisi.

Koşan insanın ilk ve en önemli sorunsalı bence malzeme, malzemenin de birinci sırasında ayakkabı var. Herkesin ayağına, iskelet yapısına, nasıl bastığına ve koşu ihtiyacına göre değişen bir şey ayakkabı seçimi. Mesela ben çok hevesle aldığım Salomon ayakkabılarımla asla mutlu olamadım. Hikaye şöyle, Speed Cross 3 almıştım geçen yıl. Aradım, indirim kovaladım, buldum, ne yaptım ne ettim aldım harika bir çift. Rengi de mükemmel bir o kadar da seviyorum falan derken dördüncü giyişimde anladım ki olmadı… Koydum bir kenara öyle ki bakınca ayağım acıyor 😦 Bu sefer gittim Salomon Sense Ride aldım hem de mor. Ayağıma giydim süper rahat, ilk koşuda baş parmaklarım parçalanırcasına su topladı, alışırım diye zorladım, bir süre daha giydim koştum falan ama olacak gibi değil. Ayakkabı da o kadar güzel ki, kamyon yüküyle para vermişim bir de, madem öyle dursun kenarda koşarken giyemesem de giyerim ben bunu dedim. Biraz durdu sonra baş parmaklarım için silikon parmak kılıfı aldım, o hafta sonu giydim ayakkabıları gittim ormana koşmaya harika valla hasar sıfır. Eve geldim ayy nasıl mutluyum, hemen ayakkabıyı attım çamaşır makinasının 15 dakikalık kısa programına, deterjan da koymuyorum ki ayakkabılar zarar görmesin fazla da sıktırmıyorum zaten. Buraya kadar herşey nefis. Derken makinanın programı bitiyor ben de her zaman yaptığım gibi kurutmaya alıyorum programı. Neden? Çünkü içinde ayakkabı olduğunu unutuyorum o sırada. Ve? Sonuç ayakkabılarınızı asla kurutmayın !!! Ziyan oluyor. Ben yaptım siz yapmayın.

Acemilik böyle güzellikleri beraberinde getirir :))

Not: Giyemediğiniz ayakkabılarınızı ayak numarası uyan koşucu arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Mesela ben Sesil ile paylaştım, daha ziyade Sesil’e satmış oldum. Kendisi de ayrıca nefis bir kişi öyle yani….

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑