Eğer çok yorgunsam koşmuyorum, bedenimi dinliyorum, koşmamam gerekiyorsa koşmuyorum. Evet yapmam gereken antremanlar var, uymam gereken bir program var ama eğer bedenim buna izin vermiyorsa kendimi zorlamıyorum.
Hayatın koşmak dışındaki diğer şeyleri beni çok yoruyor bazen ve böylesi zamanlarda zihnimi ve bedenimi dinlendiriyorum. Fazla yorgunluk beni gergin, sinirli bir insana dönüştürüyor . O zaman anlıyorum eline bir kürek alıp herkesin ağzına vurmaya çalışmaktansa sakince köşeme çekilip dinlenmek bana daha iyi geliyor.
Koşmak değil de hırs bünyeye zararlı bence. Yaptığımız her şeye, her zaman sakinlikle ve sevgiyle yaklaşmak gerek. Evet bir günden diğer güne maraton koşamayacağını bilmek, her gün aynı performansı gösteremeyeceğini kabul etmek ve sırtın belin ağrıdığında daha sonra hiç koşamaz hale gelmemek için dinlenmek lazım.
Spor yapanların en büyük derdi sakatlanmaktır, peki ya benim gibi iki defa skolyoz ameliyatı geçirmiş ve hali hazırda engelli kontenjanından koşuyorsanız? Ehh o zaman işte nerede durmak gerektiğini de bilmek şart. Bugün duruyorum, durmak zorundayım, böyle hissediyorum ve en acayip kısmı programımı uygulayamadığım için çektiğim bu vicdan azapları 😦
#koşaslıkoş #duraslıdur
Köşemden bildiriyorum :))

Yorum bırakın