Her gün bir başka ben 

İstediğin kadar koş bir gün, diğer güne hiç benzemiyor. Bir gün rüzgar gibi koşarken, coşarken, diğer gün ayaklarım yerden kalkmıyor sanki ve nefesim asla yetmiyor. Çok moral bozucu ve berbat bir his bu. Sanki ilk defa koşmaya çalışıyor gibi oluyorum…
Mesela dün, hazır Ankara’nın nemsiz havasında koşayım dedim ama ne mümkün, 4.5 km koştum ve tükendim, taksiye binip eve zor gittim. Bazen böyle oluyor. İstediğin kadar zorla olmuyor işte. O zaman daha fazla acı çekmemek için bırakıyorum ama moralim bozuluyor, bütün gün keyfim yerine gelmiyor, sinir bir insana dönüşüyorum….
Şimdi İstanbul’da sıcakta koşamayacağım için spor salonundaki koşu bandına gidiyorum. Sabah öyle altıda kalkıp koşabilenlerden değilim, saatimi sekize kurup kendimi sekiz buçukta yataktan kazıdım resmen. Yok yani o sabah insanlarından değilim ben. Sabah kahvaltımı yaparım, kahvemi içerim, biraz dururum ancak öyle başlarım güne. Erkenden kalkıp, sabah sabah koşmak falan bana gelmez. Akşama gelince, İstanbul’da koşamıyorum, pek tekin gelmiyor ortalık. Karşıda otursam Caddebostan sahilinde koşabilirdim ama uzak işte orası. Sonuçta bu sebeplerle koşu bandını tercih ediyorum. Hem de kış için hazırlık oluyor ve iyi de oluyor aslına.

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑